Ana içeriğe geç

Ege ile Akdeniz arasında

Zamanın kendi ritminde aktığı bir yarımada

Tarihçi Strabon’un “Tanrı yarattığı kulunun uzun ömürlü olmasını isterse, onu Datça Yarımadası’na bırakır” dediği söylenir. Bu ifadeye sevinçli, huzurlu ve mutlu yaşam sıfatlarını eklemek hiç de haksızlık olmayacaktır. Dantel gibi işlenmiş koylarında denizin mavi ve yeşil renkleri sizi coşkuyla yüzmeye davet eder.Eski Datça sokakları; iki katlı taş evleri, begonvillerle süslü bahçeleri ve Arnavut kaldırımlarıyla tarih kokan bir yöredir. Can Yücel’in “Mekânım Datça olsun” dediği Eski Datça, bugünkü Datça’nın kalbinin ilk attığı yerdir.

Datça’yı yaşayın

Denizden taş sokaklara, dört ayrı Datça hali

Karaincir Plajı

Karaincir Plajı

Korunaklı koyu, ince kumu ve sakin deniziyle güne yavaş başlamak için ideal.

Eski Datça

Eski Datça

Begonvillerin çevrelediği taş evler ve Arnavut kaldırımlı sokaklarda zamansız bir yürüyüş.

Doğa ve Huzur

Doğa ve Huzur

Badem ağaçları, dağ yolları ve deniz kokusuyla her gün başka bir keşif rotası.

Yerel Lezzetler ve Samimiyet

Yerel Lezzetler ve Samimiyet

Sahil sofraları, yerel ürünler ve Datça’nın sıcak, sade akşamları.