Ege ile Akdeniz arasında
Zamanın kendi ritminde aktığı bir yarımada
Tarihçi Strabon’un “Tanrı yarattığı kulunun uzun ömürlü olmasını isterse, onu Datça Yarımadası’na bırakır” dediği söylenir. Bu ifadeye sevinçli, huzurlu ve mutlu yaşam sıfatlarını eklemek hiç de haksızlık olmayacaktır. Dantel gibi işlenmiş koylarında denizin mavi ve yeşil renkleri sizi coşkuyla yüzmeye davet eder.Eski Datça sokakları; iki katlı taş evleri, begonvillerle süslü bahçeleri ve Arnavut kaldırımlarıyla tarih kokan bir yöredir. Can Yücel’in “Mekânım Datça olsun” dediği Eski Datça, bugünkü Datça’nın kalbinin ilk attığı yerdir.



